Bob Marley'in resimleriDünya’nın en ünlü Reggae sanatçısı olan , asıl adı Robert Nesta Marley olan Bob Marley 1945 Jamaika doğumludur.

5 yaşındayken annesi ile birlikte Kingston’a taşınan Bob Marley,hayatı boyunca en iyi arkadaşı olan Bunny Livingston ve ailesi ile birlikte yaşamış,Bob ve Bunny yıllarca birlikte müzikle uğraşmışlardır.

Reggae,Jamaika kültüründen doğan bir müzik türü olmasına karşın Bob Marley sayesinde bu müzik türü sadece Jamaika sınırlarında kalmamış,tüm Dünya’da büyük bir akım yaratmıştır.Böylelikle Dünya çapında halen onun fanatikleri olan yüzbinlerce hayranı vardır.Büyük bir kesim tarafından Reggae müziğinin kralı olarak ilan edilmiştir.Şarkıcı,söz yazarı ve gitarist olan Bob Marley,profesyonel müzik hayatına The Wailers grubu ile başlamıştır.The Wailers grubu Peter Tosh,Bunny Livingston ve Bob Marley’den oluşuyordu.Daha sonraları ise grubun dağılmasıyla beraber,tıpkı Bob Marley gibi bu isimler de solo kariyer çalışmalarına devam etmişlerdir.

Bob Marley,The Wailers grubundan ayrıldıktan sonra,3 kadın Reggae sanatçısından oluşan The I-Threes grubuna yardım etmiştir.Grubun söz yazarlığını ve müzikal alt yapısını oluşturmuştur.Grubun elemanlarından biri olan Juddy Mowatt,Bob ile ilgili şu ifadeyi kullanmıştır;’’Bob’un müzikal alt yapısı,söz yazarlığı ve müzik kültürü o kadar gelişkin ki,kendisi sanki bir müzik ansiklopedisi’’

Sırf kendi grubu ile değil,bu grubu ile de “ada müziği’’ olan Reggae’nin evrensel bir boyuta ulaşmasını sağlayan söz yazarı Marley,şarkılarında politik konuları basit bir üslup ile işleyerek ölümsüz parçalara imza atmıştır.

En ünlü parçalarından biri olan “Get Up, Stand Up” ülke ve dünyadaki sosyal karmaşayı konu edinir.Parçalarının büyük bir bölümünün politik içerikli olmasına rağmen “No, Woman No Cry” gibi politik olmayan şarkıları da vardır.

1978′de Afrika’daki fakir halka yapılan yardımları desteklediği için Birleşmiş Milletler,’’Barış Madalyası’’ nı Bob Marley’e vermiştir.Ödülü aldığı yıl,yine yardım için Jamaika’da bir çok yardım konserine çıkmıştır.Bir müzik ilahı olan Bob Marley,karakteri,insancıl yönü ve yardımseverliği ile de hayranlarının gönlünde büyük bir taht kurmuştur.

“I Shot The Sheriff” ve “Get Up, Stand Up” gibi unutulmaz şarkıları,yıllar sonra bir gitar virtüözü olan Eric Clapton tarafından yeniden düzenlenmiştir.

Dünya üzerinde çok az kişinin inandığı,eski Etiyopya topraklarında çıkan Rastafarianizm dinine mensup olan Bob Marley,saçlarını da bu dinin gereği olarak Rasta yapmıştır.’’Rasta’’ olarak bilinen saç stili,günümüzde halen popülerliğini korumaktadır.

1977’de arkadaşları ile futbol oynarken,ayak baş parmağında açılan bir yara,Bob’un deri kanseri kapmasına neden oldu.Doktorlar bu hastalıktan kurtulması için ayak baş parmağının kesilmesi gerektiğini söylediler.Ancak Bob bunu reddetti.Çünkü Rastafarianizm dini,mezara tek parça olarak girilmesini öngörüyordu.

1981 yılında hastalığı iyice ağırlaşan Marley,son günlerini geçirmek için ülkesi Jamaika’ya dönmeye karar verdi.Ancak ülkesini son kez görmesi gerçekleşmedi.Uçtakta durumu ağırlaşınca,Miami’ye acil tıbbi yardım için iniş yapıldı.Miami,Florida’daki Cedars of Lebanon Hastanesinde son nefesini veren Bob Marley’in ölmeden önce oğlu Ziggy’ye söylediği son söz ise ‘’Para hayatı satın alamaz’’ oldu.

11 Mayıs 1981 sabahı hayata gözlerini yuman 36 yaşındaki sanatçı,Jamaika hükümeti tarafından,ülke kültürüne katkısından dolayı,ülkenin en büyük ödülü olan Merit’i almıştı.Ancak Jamaika’ya dönemediği için,bu ödülü almaya ömrü yetmemiştir.

 

 

 

sabiha gökçen resimleriSabiha Gökçen Türkiye’nin ilk kadın pilotu ve Dünya’nın ilk kadın savaş pilotudur.Sabiha Gökçen, 22 Mart 1913’te Bursa’da dünyaya gelmiştir.Babası Hafız İzzet Bey’in Jön Türk olması sebebiyle Bursa’ya sürülmüştür.Sabiha küçük yaşta anne ve babasını kaybetmesinin ardından ağabeyi tarafından zor koşullarda büyütülmeye başlandı.1925 yılında Atatürk Bursa’daki Hünkar Köşkü’ne ziyarette bulunmuştur.Ziyaret sırasında Sabiha Gökçen güç bela Atatürk’e ulaşmıştır ve okumak istediğini söylemiştir.Atatürk’te, Sabiha Gökçen’de gördüğü hırs karşısında kayıtsız kalmamış ve onu Ankara’ya yanına almıştır.Sabiha Gökçen, Atatürk’ün sekiz manevi evlatlarından biridir.Atamızın “İstikbal göklerdedir.” lafını adeta hedef edinmiştir ve bu hedefine ulaşmıştır.Savaş pilotu olmuştur.Ama “dünyanın ilk kadın savaş pilotu” olmuştur.Bunun yanında yazarlıkta yapmıştır.

Atatürk’ün Soyadı Kanunu’nu çıkarmasıyla; bizzat atamız tarafından Gökçen soyadını almıştır.Sabiha Gökçen’in uçuş merakı, Türkkuşu açılış gösterileri sırasında planörlerin gösterilerinden etkilenmesiyle başlamıştır.Atatürk’ün bunu fark etmesiyle, Türk Hava Kurumu’nun Türk Kuşu Sivil Havacılık okuluna girdi.Ankara’da yüksek planörcülük brövelerini almıştır.

Sabiha Gökçen, uçuşa manevi kız kardeşi Zehra’nın ölümü üzere bir süre ara verdi.Atatürk’ün ısrarları sonucu tekrar uçuşa başladı.25 Şubat 1936’da ilk defa motorlu uçak ile uçmuştur.Atatürk’ün, Sabiha’nın uçuşlardaki yüksek performansından etkilenmiştir ve onu Eskişehir Tayyare Mektebine göndermiştir.Sabiha Gökçen, Eskişehir 1.Hava Alayında 6 ay görev yapmıştır.

1937 yılında Tunceli’de isyanların çıkması üzerine Dersim Harekatı düzenlenmiş ve Sabiha Gökçen bu harekatta ilk defa savaş pilotu olmuştur.Bununla beraber dünyanın ilk kadın savaş pilotu ünvanını almıştır.Bu harekatta yüksek başarısından dolayı; Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı tarafından Türk Hava Kurumu İftihar madalyası almıştır.Ayrıca 30 Ağustos 1937 tarihinde askeri uçuş brövesi almıştır.

Sabiha Gökçen, 2001 yılında aynı doğumu gibi 22 Mart tarihinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde hayata gözlerini yummuştur.

fatma aliye fotoğrafıFatma Aliye Topuz Türk edebiyatının ilk bayan romancısıdır. 9 Ekim 1862 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen Fatma Aliye bir tarihçi olan Ahmed Cevdet Paşanın kızıdır.Yaşadığı dönemde bayanların eğitilmesi gerekmediğine inanıldığından direk bir eğitim alamamıştır.Fakat abisine gelen özel hocayı dinleyerek kendini eğiten Fatma Aliye kısa süre içersinde Fransızcayıda öğrenmiştir.

17 yaşında Kolağası Faik Bey ile evlendirilen Fatma Aliye’nin bu evlilikten 4 tane kızı olmuştur. Kolağası Faik Bey eşinin kitap okumasına izin vermediğinden dolayı Fatma Aliye tam 10 yıl eşinden gizli bir şekilde kitap okumak zorunda kalmıştır.Fakat ilerleyen zamanda eşinin kararı değişmesi üzerine rahatça kitap okumuş hatta bununla yetinmeyerek çeviri yapmaya başlamıştır.İlk çevirdiği eser ise Volonté isimli Georges Ohnet tarafından yazılmış bir romandır.Böyle bir başarıyı göstermesi ardından Ahmed Mithat Efendi’nin dikkatini çeken Fatma Aliye, Ahmed Mithat Efendi isteği üzerine Mütercime-i Meram takma adıyla birçok tercümeye daha imza atmıştır.

1891 yılında Ahmed Mithat Efendi’nin teklifi üzerine beraber bir kitap yazmaya başlamışlardır.Bu kitapta bayanın ağzından söylenenleri Fatma Aliye erkeği ise Ahmed Mithat Efendi yazmıştır. Hayal ve Hakikat ismini taşıyan bu romanın yazarları Bir kadın ve Ahmet Mithat olarak gösterilmiştir.İlerleyen zamanda tek başına birçok roman yazan Fatma Aliye’nin en önemli eserlerinden bazıları şunlardır; Ref’et ,Udi, Enin ve Muhadarat .

Fatma Aliye 13 Temmuz 1936 tarihinde İstanbul’da vefat etmiş ve Feriköy Mezarlığında yatmaktadır.

Not: Ayrıca Fatma Aliye’nin fotoğrafı yeni 50 TL’nin arka yüzüyinde bulunmaktadır.

yunus emrenin resimiHakkında yeterli bilgi olmamasına rağmen Yunus Emre Türkçe şiirin öncüsü olan yegane bir halk şairimizdir.Anadolu Selçuklu devletinin son zamanlarında ve yeni yeni Anadolu Beylikleri oluşmaya başlarken, Osmanlı Beyliği’nin yavaş yavaş kafasını kaldırmaya başladığı zamanlarda yani 13 ve 14. yüzyılları arası yaşamış bir kalk şairimizdir.Doğum tarihi 1240, ölüm tarihi ise 1321 olarak bilinmektedir.Yunus Emre Hacı Bektaş-ı Veli dergahında yetişmiştir.Yunus Emre, İslam tasavvufunu işleyerek, Türkleri birleştirmiş ve Türk İslam Birliği’ni sağlamada önemli bir rol oynamıştır.

Yunus Emre, Risalet-ün Nushiyye adlı bir mesnevi yazmıştır.Doğduğu yer hakkında Eskişehir’in Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy ve bir diğer söylenti ise Karaman olduğu yönündedir.Yunus Emre iyi bir öğrenim görmüştür.Anadolu kentlerini gezen Yunus Emre , Azerbaycan ve Şam’a gitmiştir.Mevlana ile görüştüğü bilinmektedir.İlginç olarak okuma ve yazma bilmediği söylentileri vardır.

Unesco 1991 yılını Yunus Emre yılı olarak ilan etmiştir buda haklı bir iftiharımızdır.Eserleriyle yaşarlığını yıllar boyu sürdürmektedir.Şiirlerinde aruz ve hece ölçüsünü kullandı.Sevgiyi tema edindi.Allah ilişkilerini, ölüm, doğum, ilahi adalet ve insan sevgisini işledi.Tekke şiirinin Anadolu’daki ilk öncülerinden olmuştur.

200 TL de Yunus Emre portresi bulunmaktadır.Mezarı hakkında da söylentiler vardır.Kimisi Eskişehir’de kimisi Karaman’da bulunduğunu söylemektedir ama Hacı Bektaş-ı Veli ile alakalarını düşünürsek Aksaray ve Kırşehir arasındaki türbenin Yunus Emre’nin asıl mezarının olduğu yer olarak söylenebilir.

Arama

Özel Arama

Kategoriler

En Çok Okunanlar

Son Yorumlar

Arşivler

Etiketler

Daktilo.Net